Yörük Fıkraları
Türk toplumunun, ‘fıkra’ adını verdiğimiz halk anlatmalarının en yalın ve en kısa olanlarına karşı aşırı bir sevgisi ve ilgisi vardır. Günlük hayatın her aşamasında bu ürünler bizimledir ve durmadan hayatımızın çevrimine girip çıkmaktadır. Çok yönlü işlevi olan bu ürünlerimizin değerlendirilmesi yüzyıllardan beri yapılmaktadır. Ancak çok önceleri sadece küçük değerlendirmeler şeklinde olan bu çalışmalar neredeyse 60-70 yıldan beri çok farklı boyutlarıyla ele alınmaya başlanmış ve çok değişik açılardan ele alınarak değerlendirilmeleri yoluna gidilmiştir. Biz de neredeyse 45 yıldan beri fıkra dünyasının kapısından girmiş bulunuyoruz. Önceleri ağırlıklı olarak Türk mizahının tepe noktası olan Nasreddin Hoca’ya eğilmişken daha sonra başta Konya’da yetişmiş olanlar olmak üzere Türk dünyasının çeşitli köşelerinde bize gülücük dağıtan yerel tiplere eğilmiş bulunmaktayız. Hatta tipler arasında karşılaştırmalı çalışmaları da ele alarak Türk dünyasının ortak tipleri ile ilgili olarak yapılacak bir