Ahmed Yesevî
Ahmed Yesevî’nin, hâcegân silsilesine mensup olduğu iddiasıyla kendisine Hoca Ahmed Yesevî de derler; onun tarihî hüviyetini gösterecek vesikalar o kadar az ve o derece menkıbelerle karışıktır ki, bütün bunların tenkit ve tahlili neticesinde bile katî bir hükme varmak kabil olamıyor. Mamafih, vereceğimiz malumatın, teferruat bakımından değilse bile, umumî hatlar; itibariyle hakikate çok yakın olduğunu söyleyebiliriz. Ahmed, XI. asrın ikinci yarısında, garbî Türkistan’da şimdiki Çimkent şehrinin biraz şarkında Sayram kasabasında doğdu, İsfîcâb veya Akşehir isimleri ile de maruf olup, o sıralarda İslâm kültürünün mühim bir merkezi olan bu kasabada Türkler ve İranlılar yaşamakta idiler. İbrahim adlı bir şeyhin oğlu olan Ahmed yedi yaşında babasını kaybetti ve ablası ile beraber -sonradan Türkistan adını almış olan- Yesi şehrine gelerek, orada yerleşti. Türk menkıbesinde Oğuz Han’ın payitahtı olarak gösterilen bu şehirde, o sırada Arslan Baba adlı meşhur bir Türk şeyhinin temsil ettiği bir tasavvuf an’anesi mevcu